Eleştirmenler, düzenlemenin bilimsel verileri yeterince dikkate almadığını, ülkeyi yeniden fosil yakıtlara bağımlı hâle getirebileceğini ve ekonomik belirsizlikleri artırabileceğini belirtiyor. Ayrıca kararın siyasi sonuçları olabileceği ve seçmen davranışını etkileyebileceği vurgulanıyor.
Yeşiller Meclis Grup Başkanı Katharina Dröge, reformun kiracılar açısından ciddi maliyetler doğurabileceği uyarısında bulundu. Dröge, düzenlemeyi “son derece pahalı bir ısıtma maliyeti tuzağı” olarak nitelendirdi.
Buna karşılık Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, reformu savundu.
Bunu yeni düzenlemeyle sistem değişiminde daha fazla karar özgürlüğü getirileceğiyle gerekçelendirdi.
Birlik partileri (CDU/CSU) ile SPD’nin planlarına göre, gelecekte de yeni petrol ve gazlı ısıtma sistemlerinin kurulmasına izin verilecek. İklim dostu sistemler, örneğin ısı pompaları, için teşviklerin en az 2029’a kadar devam etmesi öngörülüyor. Ayrıca SPD liderliğindeki trafik lambası koalisyonu döneminde kabul edilen her yeni ısıtma sisteminin en az yüzde 65 yenilenebilir enerjiyle çalışması zorunluluğu SPD’nin evetiyle kaldırıldı.
Öte yandan, medya yorumlarına göre hükümetin yeni ısıtma yasası uzlaşısı, lobiciliğin aklın önüne geçtiğini gösteriyor. Haftalık gazete Freitag, durumu eleştirerek, “Hükümet bilimsel gerçekleri görmezden geliyor; Almanya yeniden enerji bağımlılığına sürükleniyor, seçmen ekonomik kaosa itiliyor ve AfD’nin bir sonraki başbakanı çıkarma ihtimali artıyor” ifadelerine yer verdi.
Yeni düzenleme, iklim hedefleri, maliyetler ve enerji güvenliği arasındaki denge konusunda Almanya’daki siyasi tartışmanın önümüzdeki dönemde de süreceğine işaret ediyor.