Ancak karar muhalefet ve tüketici örgütlerinden eleştiri aldı. Yeşiller, daha önceki akaryakıt indiriminde petrol şirketlerinin indirimin bir bölümünü kendi kârlarına kattığını savunarak, aynı uygulamanın yeniden yapılmasını eleştirdi. Yeşiller bunun yerine, özellikle düşük gelirli vatandaşlara doğrudan enerji yardımı yapılmasını ve elektrik vergisinin düşürülmesini önerdi.
Tüketici Merkezi Federal Birliği de hükümetin kararını pahalı, kısa vadeli ve yeterince hedefli olmayan bir önlem olarak değerlendirdi. Örgüte göre yardımlar öncelikle düşük ve orta gelirli hanelere ulaşmalı. Çünkü sonbahar ve kış aylarında yalnızca akaryakıt değil, ısınma ve elektrik giderleri de birçok hane için önemli bir yük oluşturacak.
Almanya Sosyal Birliği SoVD ise hükümetin hızlı bir şekilde harekete geçmesini olumlu buluyor. Ancak akaryakıt indiriminin herkese aynı şekilde uygulanmasını eleştiriyor. Kuruma göre bu yöntem, desteğe ihtiyacı olmayan kişilere de kamu kaynaklarından yardım sağlıyor.
Hükümet, Belçika ve Lüksemburg örneklerinden esinlenerek 1 Ocak’tan itibaren akaryakıt fiyatlarına bir tavan getirilmesini de planlıyor. Bunun için petrol şirketleriyle görüşmeler yapılacak.
Neues Deutschland'ın haberine göre, düşük gelirli hanelere yüksek enerji fiyatlarını telafi etmek amacıyla doğrudan ödeme yapılması seçeneği ise hükümetin gündeminde kalmaya devam ediyor. Ancak bu konuda henüz somut bir karar bulunmuyor.
Eleştirilerin ortak noktası ise şu: Akaryakıt fiyatlarındaki kısa vadeli düşüş, enerji maliyetlerindeki genel artış sorununu tek başına çözmüyor. Tüketici örgütleri ve sosyal kuruluşlar, özellikle kış aylarında yüksek elektrik ve ısınma faturalarının da dikkate alınmasını istiyor.