Özellikle çağrı merkezleri, evde bakım, yaşlı bakımı ve özel eğitim gibi alanlarda çalışanlar hastalık nedeniyle daha sık işlerinden uzak kalıyor. Şirket yöneticileri ise en az devamsızlık yapan gruplar arasında.
Son on yılda ruhsal hastalıklar nedeniyle alınan hastalık izinleri yüzde 42 arttı.
Tükenmişlik sendromu tanıları da yüzde 77 yükseldi. Çalışanların dörtte üçünden fazlası kendisini tükenmiş hissediyor. Her üç çalışandan biri, boş zamanlarında bile iş sorunlarını düşünmeye devam ediyor.
Ekonomik kaygılar da tabloyu ağırlaştırıyor. Çalışanların yarısı Almanya’nın ekonomik gidişatından daha fazla endişe duyarken, yaklaşık her beş kişiden biri işini kaybetmekten korkuyor.
Uzmanlar, kötü çalışma koşulları ve ekonomik belirsizliğin ruh sağlığını daha da bozabileceği uyarısında bulunuyor. Buna rağmen Alman hükümetinin çalışma yaşamındaki kuralları gevşetme ve sosyal güvenlik sisteminde kesintiye gitme politikaları eleştiriliyor.
Federal Meclis’teki Sol Parti’nin ruh sağlığından sorumlu sözcüsü Evelyn Schötz, tasarruf planlarının sonuçlarını şu sözlerle özetliyor:
“Tasarruf planları, yapılması hedeflenen tasarrufun kat kat fazlasına mal olacak.”