Taşları Bağlayıp Köpekleri Salmışlar

|   Politika

Toplumların nefes almasını sağlayan en önemli güvencelerden biri, yurttaşların devletin ne yaptığını öğrenebilme hakkıdır. Çünkü demokrasi yalnızca sandıkta oy vermekten ibaret değildir; yönetenlerin hesap verebilir olması, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının bilinmesi ve iktidarın denetlenebilmesi de demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Tam da bu nedenle Bilgi Edinme Hakkı, modern demokrasilerin temel taşlarından biri olarak kabul edilir. Devlet, yurttaşın karşısında kapılarını açmakla yükümlüdür; kapatmakla değil.

Ancak son dönemde hükümetin Bilgi Edinme Hakkı'nı fiilen etkisizleştirecek adımlar atmaya yönelmesi, akıllara eski bir Anadolu deyişini getiriyor: "Taşları bağlayıp köpekleri salmışlar."

Bu söz, haksızlık karşısında doğruyu söyleyenlerin elini kolunu bağlarken, güç sahiplerinin önünü açan düzenleri anlatır. Bugün yaşanan tartışmanın özeti de budur.

Bilgi edinme yolları daraltılırken, kamu adına soru soran gazeteciler, araştırmacılar ve sivil toplum örgütleri daha fazla engelle karşılaşıyor. Buna karşılık, kamu gücünü kullananların hareket alanı genişliyor. Denetim zayıflıyor, hesap sorma mekanizmaları etkisizleşiyor.

Oysa bilgi saklandıkça güven artmaz; tam tersine azalır.

Bir hükümet, yaptığı işlerin doğru olduğuna inanıyorsa, bunları kamuoyundan gizlemek için değil, açıklamak için çaba gösterir. Şeffaflık, güçlü yönetimlerin korkusu değil, gücüdür. Bilgiyi gizlemek ise çoğu zaman kuşkuyu büyütür.

Demokrasilerde bilgi, iktidarın lütfu değildir. Yurttaşın hakkıdır.

Bilgi Edinme Hakkı'nın sınırlandırılması yalnızca gazetecileri ilgilendiren teknik bir mesele değildir. Çünkü bugün bilgiye ulaşamayan gazetecidir; yarın hakkını arayamayan emekli, işçi, öğrenci ya da depremzede olabilir. Bilginin önüne çekilen her perde, yurttaşın devleti denetleme imkanını biraz daha azaltır.

İktidarlar değişebilir. Yasalar değişebilir. Ancak devlet yönetiminde kalıcı olması gereken ilke, hesap verebilirliktir. Bilginin kapıları kapandığında söylentiler çoğalır, dedikodular gerçeğin yerini alır ve toplumun devlete duyduğu güven aşınır.

Bu yüzden mesele yalnızca bir yasa değişikliği değildir. Mesele, devlet ile yurttaş arasındaki ilişkinin nasıl tanımlandığıdır. Yurttaşı bilgiye layık görmeyen bir anlayış, onu yönetime ortak değil, yalnızca yönetilen olarak görür.

Anadolu'nun yüzyıllar önce söylediği söz bugün de anlamını koruyor:

Taşları bağlayıp köpekleri salmışlar.

Eğer denetim mekanizmaları zayıflatılır, soru soranlar engellenir, bilgi isteyenlerin eli kolu bağlanırken kamu gücünü kullananların hareket alanı genişletilirse, bu deyim yalnızca bir benzetme olmaktan çıkar; içinde yaşadığımız düzenin özeti haline gelir.

Demokrasiyi ayakta tutan şey gizlilik değil, açıklıktır. Güveni sağlayan şey sansür değil, şeffaflıktır. Ve unutulmamalıdır ki, bilgi edinme hakkı zayıfladığında kaybeden yalnızca muhalefet ya da basın değil, bütün toplum olur.(Ki)

 

Geri

 

Card image cap
înfo Magazin
Daha fazlasi için

YouTube
Card image cap
Türk Sanat Müziği
Daha fazlasi için
Card image cap
Mesleğe Adım Adım
Daha fazlasi için
Card image cap
İstekler Programı
Daha fazlasi için
Card image cap
SALI SALI Hakan
Daha fazlasi için