Alman Sendikalar Birliği DGB’nin çağrısıyla cumartesi günü düzenlenen eylemlerin sloganı, “Zor kazanıldı! Senin emeğin. Senin sağlığın. Senin emekliliğin.” oldu.
Protestolarda uzun çalışma saatleri, güvencesiz ve süreli iş sözleşmeleri, emeklilik yaşının yükseltilmesi ve sağlık sistemindeki eşitsizlikler eleştirildi. Göstericiler, sosyal devletin yükünün çalışanların ve emeklilerin üzerine yıkılmasına karşı çıktı.
Ancak, 175 bin kişilik katılımın Almanya açısından önemli olmakla birlikte, geçmişteki büyük sosyal protestolarla karşılaştırıldığında henüz yeterli olmadığına dikkat çekiliyor.
Örneğin 2004 yılında, dönemin Agenda 2010 ve Hartz reformlarına karşı yaklaşık yarım milyon kişi sokağa çıkmıştı. Buna rağmen reformlar hayata geçirildi ve Almanya’da düşük ücret sektörünün yaygınlaşmasına yol açtı.
Cumartesi günkü protestoların ardından işveren örgütlerinden ise hükümetin reform programına destek geldi. Alman İşverenler Birliği BDA Genel Müdürü Steffen Kampeter, sendikaların protestolarını eleştirirken, hükümetin planladığı reformların yapılması gerektiğini savundu.
Junge Welt'in yorumunda Almanya’da son dönemde farklı toplumsal kesimlerin düzenlediği büyük protestolara dikkat çekiliyor. Gençlerin zorunlu askerlik ve militarizasyona karşı eylemleri, AfD’nin kitlesel sınır dışı etme planlarına karşı gösteriler ve iklim protestoları bunlar arasında sıralanıyor.
Yoruma göre, sosyal haklara yönelik kısıtlamalar, silahlanma ve militarizasyon, iklim krizi ve aşırı sağın güçlenmesi birbirinden bağımsız gelişmeler olarak görülmemeli. Sendikaların ve sosyal hareketlerin bu bağlantıları daha açık biçimde ortaya koyması gerektiği savunuluyor.
Bundan başka, Almanya’daki sosyal protestoların daha geniş toplumsal kesimlere ulaşabilmesi için yalnızca ücret ve emeklilik gibi başlıklara değil, sosyal devletin geleceğiyle bağlantılı daha geniş sorunlara da odaklanılması gerekiyor.