Berlin Gıda Politikaları Konseyi tarafından Çarşamba günü düzenlenen ve Ulusal Yoksulluk Konferansı, Diakonie ve Alman İnsan Hakları Enstitüsü temsilcilerinin de katıldığı basın toplantısına (PK) göre, Almanya'da nüfusun yaklaşık yüzde 13'ü iki günde bir bile tam öğün yemek yiyemiyor.
Özellikle düşük gelirli haneler bu durumdan en fazla etkilenen kesim. Eurostat’ın 2023 verilerine göre, bu gruptaki hanelerin yaklaşık %30’u beslenme açısından yoksulluk çekiyor. Almanya, Avrupa Birliği içinde bu konuda beşinci ülke konumunda. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) 2021’de yayımladığı rapora göre, Almanya'da yaklaşık 1,2 milyon insan ciddi gıda güvencesizliğiyle karşı karşıya. Bu, kimi zaman günlerce hiçbir şey yememek anlamına geliyor. BM tanımına göre, temel kalori ihtiyacını karşılayamayan ve hatta hafif fiziksel iş yapamayacak kadar yetersiz beslenen kişiler açlık çekiyor.
Kasım 2023’te Sol Parti'nin (Die Linke) talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda, Almanya’da Vatandaş Parası (Bürgergeld) için belirlenen standart tutarların BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 11. maddesinde belirtilen yeterli beslenme hakkıyla uyumlu olmadığını ortaya koymuştu.
Beslenme uzmanı Sarah Brand’ın Jungewelt gazetesine yaptığı açıklamya göre, “Gıdaya erişim bir insan hakkıdır ve Almanya, Sosyal Haklar Sözleşmesi’nde yer alan haklara saygı duymak, korumak ve garanti altına almak zorundadır.” Krause de gıda hakkının herkes için günlük sıcak bir öğün talebinin temelini oluşturduğunu belirtti.
Ancak pratikte bu ihtiyacı karşılayan kurumlar genellikle gıda dağıtım kurumları oluyor. Almanya genelinde 975 gıda yardımı yapan Tafel kuruluşu bulunuyor ve yaklaşık 1,6 milyon insan gıda yardımı sağlıyor. Fakat giderek artan taleple başa çıkmakta zorlanıyorlar. Tafel Deutschland başkanı Andreas Steppuhn, Aralık 2023’te yaptığı açıklamada, “Kapasitemizin sınırına ulaştık” diyerek, gıda bankalarının %40’ının ya yeni başvuru kabul etmediğini ya da bekleme listeleri oluşturduğunu belirtti.
Peki, boş buzdolapları ve boş erzak dolapları sorununa nasıl bir çözüm bulunacak? Şu anki sistem, toplumun giderek gıda dağıtım kurumlarına bağımlı hale gelmesine neden oluyor. Başka bir deyişle, devletin sosyal sorumlulukları bir tür “sadaka yönetimine” devrediliyor. Oysa temel çözüm, herkesin kendi geçimini sağlayabileceği bir sistem yaratmakta yatıyor. Gıda bir lütuf değil, temel bir hak olmalı.