Bilim insanları bu tür aşırı hava olaylarının iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekerken, bazı çevrelerin hava durumu bültenlerinde iklim değişikliğine yapılan atıfları eleştirmesi ise tartışma yaratıyor. Uzmanlara göre, sorunun sebebini dile getirmek yerine bunu tartışma konusu yapmak, iklim krizinin gerçeklerini değiştirmiyor.
Bu gelişmeler yaşanırken Hessen'de de yeni bir sıcak hava dalgası kapıda. Kısa süren serin havanın ardından Salı gününden itibaren sıcaklıkların yeniden hızla yükselmesi bekleniyor. Uzmanlar, yeni sıcak hava dalgasının Haziran ayında yaşanan aşırı sıcaklıklar kadar etkili olabileceği uyarısında bulunuyor.
hr meteoroloğu Mark Eisenmann'a göre sıcaklıklar hafta boyunca kademeli olarak artacak. Pazar günü kuzeyden gelen alçak basınç sistemi sayesinde sıcaklıklar 22 ile 31 derece arasında seyrederken, Pazartesi günü ise 21-28 derece arasında sıcaklık ve yer yer sağanak yağış bekleniyor.
Asıl sıcaklık artışı ise Salı günü başlayacak. Hava akışının kuzeybatıdan güneybatıya dönmesiyle birlikte Kuzey Afrika ve İspanya üzerinden sıcak hava Almanya'ya taşınacak. Meteorologlar bunun yeni bir "ısı kubbesi" oluşturabileceğini belirtiyor.
Eisenmann, Perşembe günü sıcaklıkların 40 dereceye kadar çıkabileceğini ve sıcak hava dalgasının en az gelecek Pazar gününe kadar etkisini sürdüreceğini öngörüyor.
Uzmanlar özellikle Almanya'nın güneyindeki kuraklığın artık dramatik boyutlara ulaştığını vurguluyor. Birçok belediye nehir ve göllerden su çekilmesini yasaklarken, çiftçiler ciddi ürün kayıplarından endişe ediyor. Hessen'de ise Temmuz ayında şimdiye kadar normal aylık yağış miktarının yalnızca yüzde 12,9'u gerçekleşti.
hr meteoroloğu Tim Staeger, bir bölgede üç gün üst üste sıcaklığın 30 derecenin üzerine çıkmasının "sıcak hava dalgası" olarak tanımlandığını hatırlatıyor. Özellikle yaşlılar, kronik hastalar ve çocuklar için bu tür aşırı sıcakların ciddi sağlık riski oluşturduğu belirtiliyor.
Bu nedenle uzmanlar, iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olaylarını yalnızca günlük hava durumu olarak değil, giderek derinleşen bir iklim krizinin belirtileri olarak değerlendirmek gerektiğine dikkat çekiyor. Buna karşın, hava durumu haberlerinde iklim değişikliğine yapılan bilimsel atıfların hedef alınması ve tartışma konusu yapılması, birçok bilim insanı tarafından sorunun nedenini değil, sorunu dile getirenleri tartışmaya açan bir yaklaşım olarak eleştiriliyor.