Saksonya-Anhalt’ta siyasi deprem: AfD yükseldi, CDU çöktü

|   Politika

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimler, ülke siyasetinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Dün yapılan seçimler Alman siyasetinde uzun süredir hissedilen sarsıntıyı açık biçimde görünür kıldı.

AfD, başbakan adayı Ulrich Siegmund ile yaklaşık yüzde 44 oy alarak 2021 seçimlerine göre oylarını neredeyse ikiye katladı. Bu sonuç, AfD’yi bir eyalette iktidara hiç olmadığı kadar yaklaştırdı.

Buna karşılık CDU çöküş yaşadı. Partinin oy oranı yaklaşık yüzde 17,5’e geriledi.
FDP barajın altında kalarak eyalet parlamentosundan çıkarken, SPD yüzde 8–9 civarında oyla mecliste kalmayı başardı. Yeşiller ise yaklaşık yüzde 9 oy alarak dikkat çekici bir yükseliş gösterdi. Die Linke yüzde 8,6, BSW ise yüzde 5,3 oy aldı.

Seçime katılımın yüzde 75’e yükselmesi de dikkat çekti.

Peki AfD neden bu kadar güçlendi?
Uzmanlara göre bunun nedeni yalnızca göç politikası ya da kültür savaşları değil.
Ekonomik sorunlar, hayat pahalılığı, konut krizi, sosyal güvencelere ilişkin endişeler ve merkez partilere duyulan güvensizlik, AfD’nin büyümesine önemli bir zemin hazırlıyor.
Özellikle kendisini ekonomik ve toplumsal gelişmelerin kaybedeni olarak gören seçmenler arasında AfD’nin “halkın sesi” olduğu iddiası karşılık buluyor.

Ancak seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı asıl soru şimdi CDU’nun önünde. CDU, AfD ile işbirliğine gidecek mi, yoksa AfD’yi dışarıda tutacak bir hükümet formülü mü oluşturacak?

Bu tartışma yalnızca Saksonya-Anhalt için değil, Almanya’nın tamamı için önem taşıyor. Çünkü CDU içerisinde, AfD’nin yükselişini durdurmak için onun bazı politikalarına yaklaşılması gerektiğini savunanların sesinin daha fazla duyulması bekleniyor.
Federal hükümet açısından da seçim sonucu ciddi bir uyarı.
Başbakan Friedrich Merz ve CDU, seçmenin önemli bir bölümünün merkez siyasetten uzaklaştığını görüyor.

SPD açısından da tablo parlak değil
Dolayısıyla Saksonya-Anhalt seçimleri, yalnızca bir eyalet seçimi olmaktan çıkıyor.
Almanya’daki siyasi dengelerin değiştiğini gösteren güçlü bir sinyale dönüşüyor.
Burada birkaç gün önce konuştuğumuz Babylon Berlin dizisi de yeniden akla geliyor.
Elbette bugünün Almanyası ile 1930’ların Almanyası arasında doğrudan bir benzerlik kurmak doğru değil.

Ama tarih bize önemli bir uyarıda bulunuyor:
Toplumda gelecek kaygısı büyüdüğünde, ekonomik ve sosyal krizler derinleştiğinde ve insanlar mevcut siyasi sisteme olan güvenlerini kaybettiğinde, radikal siyasi güçler bundan yararlanabiliyor.

Saksonya-Anhalt seçimleri de Almanya’da bu sürecin ne kadar ilerlediğini gösteriyor.
Şimdi asıl soru şu:

Merkez partiler, AfD’nin söylemlerine yaklaşarak mı seçmenlerini geri kazanacak, yoksa insanların ekonomik ve sosyal sorunlarına gerçek çözümler üreterek mi?

Çünkü AfD’nin yükselişini yalnızca AfD ile açıklamak mümkün değil.

Bu yükseliş, aynı zamanda merkez siyasetin yaşadığı büyük güven krizinin de bir sonucu.

 

Geri

 

Card image cap
înfo Magazin
Daha fazlasi için

YouTube
Card image cap
Türk Sanat Müziği
Daha fazlasi için
Card image cap
Mesleğe Adım Adım
Daha fazlasi için
Card image cap
İstekler Programı
Daha fazlasi için
Card image cap
SALI SALI Hakan
Daha fazlasi için