Pek çok kişi yeni yıl için bu hedefleri koyuyor. Ancak çoğu, daha ilk alışverişte bu hedeflerinden vazgeçmek zorunda kalıyor.
Sebep irade eksikliği değil, tüketicileri bilinçli şekilde yanıltan bir sistem.
Gıda sektöründe özellikle şekerleme endüstrisi her yıl reklama milyarlarca euro harcıyor. Süpermarket raflarında çizgi film karakterleriyle süslenen ürünler, daha küçük yaştaki çocukları hedef alıyor.
MSC gibi bazı etiketler “sürdürülebilir balıkçılık” vaadinde bulunurken, gerçekte bunun arkasında çoğu zaman endüstriyel aşırı avcılık yer alıyor.
“Bağışıklık sistemini güçlendirir”, “kalp için faydalıdır” gibi birçok sağlık iddiası ise hukuka aykırı olmasına rağmen hâlâ ürün ambalajlarında kullanılabiliyor.
Halkın görüşünü almak isteyen tüketici koruma örgütü foodwatch, alışverişte en büyük sorunların nerede görüldüğünü ve önümüzdeki yıl hangi alanlara öncelik verilmesi gerektiğini soruyor.
Sadece iki sorudan oluşan kısa bir anketle, tüketicilerin yanıtları doğrultusunda öncelikler belirlenmesi, yanlış uygulamaların ortaya çıkarılması ve değişim için baskı oluşturulması hedefleniyor.
Öte yandan foodwatch, “daha çok spor yapmanın” zayıflamak için tek başına yeterli olduğu düşüncesinin de yanıltıcı olduğunu vurguluyor. Kurumun podcast yayınında bir metabolizma araştırmacısı, kilo vermede asıl belirleyici unsurun gıda çevresi ve beslenme koşulları olduğunu anlatıyor.