Stern ve RTL için yapılan Forsa anketine göre, halkın yüzde 75’i sağlık sistemine daha fazla katkı payı ödenmesine karşı çıkarken, yalnızca yüzde 23’ü bu artışı destekliyor. Buna rağmen reformların zorunlu olduğunu savunan Sağlık Bakanı Nina Warken (CDU),“İnsanlardan fedakârlık istemek zorundayım” açıklamasını yaptı.
Planlara göre bakım sigortasında daha az insanın “bakım ihtiyacı” statüsüne alınması hedefleniyor. Bunun için fiziksel ve zihinsel kısıtlılık kriterlerinin yeniden tanımlanması ve eşiklerin yükseltilmesi gündemde. Bu adım, daha önce tartışılan ancak hayata geçirilemeyen “bakım seviyesi 1’in kaldırılması” planının devamı olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca huzurevi sakinleri ve yakınlarının daha yüksek harcamalarla karşılaşması bekleniyor. Devlet katkılarının artışının geciktirilmesiyle, kişisel ödemelerin daha uzun süre yüksek kalacağı öngörülüyor. Bu durum, özellikle ilk yılda ortalama 3.245 euroya ulaşan ek maliyetlerin daha da artacağı anlamına geliyor.
Reform, siyasi tepkileri de beraberinde getirdi. Sol Parti’den Evelyn Schötz, planları “bakım ihtiyacı olanlara ve ailelerine bir darbe” olarak nitelendirerek, giderek daha fazla insanın yoksulluğa sürüklendiğini söyledi. Schötz, çözüm olarak herkesin kapsamlı biçimde korunduğu bir bakım sigortası sistemi çağrısında bulundu.
Öte yandan plan kapsamında yüksek gelir grupları için 300 euro gibi sınırlı bir katkı artışı ve ücretsiz aile sigortasında kısıtlamalar da yer alıyor. Bu değişikliklerin sigortalılara ek olarak yaklaşık yüzde 0,7’lik bir yük getireceği belirtiliyor.
Artan harcamalar sadece muhalefetten değil, sağlık alanındaki temsilcilerden de tepki görüyor. Aile hekimleri ve hastane temsilcileri, düzenlemenin sağlık hizmetlerinde ciddi kötüleşmelere yol açabileceği uyarısında bulunuyor.