CDU’lu siyasetçi, planlanan tasarruf miktarını 20 milyar euro olarak açıkladı. Bundan yalnızca iki hafta önce, “uzmanlar komisyonu” sosyal sağlık sigortasının (GKV) istikrara kavuşturulması için 66 öneri sunmuştu. Yaklaşık 75 milyon sigortalıyı ilgilendiren bu öneriler, on kişilik bir akademisyen grubunun çalışmasıyla hazırlandı.
Junge Welt’te yer alan yorumda, bakanlık bürokrasisi bu önerilerden bir taslak metin oluşturdu. Nisan ayı sonunda kabinede karara bağlanması beklenen düzenleme kapsamında Warken, önerilerin dörtte üçünü hayata geçirmek istiyor. Yetkililer, reform yapılmaması halinde sağlık sisteminde ciddi bir mali kriz yaşanacağını öne sürüyor. Tahminlere göre sistemde bu yıl 15 milyar euro, 2023’e kadar ise toplam 40 milyar euroluk açık oluşacak.
Hastalara daha fazla yük
Bakan Warken’in yaklaşımı net: “Gelirimizden fazlasını harcayamayız.” Bu çerçevede sağlık sisteminde önemli değişiklikler planlanıyor:
• Hastalık parasında kesinti
• Diş protezleri için devlet katkısının düşürülmesi
• Reçeteli ilaçlar için hasta katkı paylarının artırılması (5–10 eurodan 7,50–15 euroya)
• Eşlerin ücretsiz sigortalanmasının büyük ölçüde kaldırılması
Ayrıca, “kanıtlanmış faydası olmayan” bazı hizmetlerin de kısıtlanması ya da tamamen kaldırılması öngörülüyor. Bunlar arasında homeopati, psikoterapi ve cilt kanseri taramaları yer alıyor.
Finansman için ise tütün vergisinin artırılması, alkol ve şekerli içeceklere ek vergiler getirilmesi planlanıyor. Öte yandan işveren çevreleri, hastalık durumunda ücret ödemesine başlamadan önce “bekleme günleri” (Karenztage) uygulanmasını talep ediyor.
Eleştiriler: Yük vatandaşın sırtında
Planın genel tablosuna bakıldığında; hizmetlerin azaltılması, mali yükün artırılması ve sağlık hizmetlerine erişimde bekleme sürelerinin uzaması öngörülüyor. Eleştirmenlere göre bu reform, gerçek bir tasarruf değil, harcamaların sigortalılar ve hanehalkları üzerine kaydırılması anlamına geliyor.
Özellikle yaşlılar ve kronik hastalar bu değişikliklerden daha fazla etkilenecek. Bu durum, hasta bakım kalitesinin geri planda kaldığı eleştirilerine yol açıyor.
Alternatif öneriler
Öte yandan uzmanlar, sistemin finansmanı için farklı çözümlerin de mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Bunlar arasında:
• Sahip olunan varlıklardan elde edilen kazançların ve kira gelirlerinin de sağlık sigortası finansmanına dahil edilmesi
• İlaç şirketlerinin yüksek kârlarının sisteme aktarılması
• Sosyal yardımdan yararlananların sigorta primlerinin vergi gelirlerinden karşılanması
• Prim üst sınırının kaldırılması
• Ayrıcalıksız, herkes için geçerli “tam kapsamlı sigorta sistemi”
Bu öneriler, Almanya’daki iki sınıflı sağlık sistemi tartışmalarını da yeniden gündeme taşıyor.