Ancak UCM’nin yetkileri Roma Statüsü ile sınırlı. ABD bu anlaşmaya taraf ülkeler arasında yer almıyor. Uzmanlara göre Washington’ın asıl kaygısı, ABD vatandaşlarının veya yetkililerinin başka ülkelerde işlendiği iddia edilen savaş suçları nedeniyle soruşturulabilmesi.
UCM daha önce Roma Statüsü’ne taraf olmayan bazı ülkelerin liderleri hakkında da kararlar aldı. Mahkeme, 2024 yılında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze’deki savaşla bağlantılı suçlamalar nedeniyle tutuklama kararı çıkardı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında da Ukraynalı çocukların yasa dışı şekilde götürülmesi gerekçesiyle tutuklama kararı bulunuyor.
Bu kararlar, hakkında işlem yapılan liderlerin uluslararası seyahatlerini önemli ölçüde kısıtlıyor.
Rubio’nun açıklamalarının, eski Başkan Donald Trump yönetimi dahil bazı ABD yetkililerinin UCM tarafından soruşturulabileceği endişesiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Washington yönetimi, UCM’ye destek veren ülkelere ve mahkemeyle işbirliği yapan kurumlara yönelik yaptırım seçeneklerini gündemde tutuyor.
Eleştirmenlere göre ABD’nin bu tutumu, uluslararası hukuk kurumlarına yönelik baskı anlamına gelirken, Washington’ın başka ülkelerin egemenliğine saygı gösterme konusundaki yaklaşımını da tartışmaya açıyor.