İran’a karşı sürdürülen savaş, akaryakıt fiyatlarına doğrudan yansıdı. Benzin istasyonlarındaki fiyat etiketleri her gün daha yüksek bir seviyeye taşınıyor. Analistler, enerji fiyatlarındaki bu artışın enflasyonu körükleyeceğini ve hem aileler hem de şirketler üzerinde ek baskı yaratacağını belirtiyor.
Fiyat artışının başlıca nedenlerinden biri, savaş nedeniyle petrol ve gaz taşımacılığı için hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın kapanması, üretim ve işleme tesislerinin bombalanmış olması.u nedenle, kısa vadede enerji fiyatlarının yüksek kalması kaçınılmaz görünüyor.
Almanya, enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı bir ülke. Petrol ithalatının yalnızca %6’sı doğrudan Orta Doğu’dan geliyor olsa da, küresel piyasadaki arz ve talep, fiyatları belirleyen ana unsur. Son dönemde gaz fiyatlarının petrol fiyatlarından daha hızlı yükselmesi, elektrik faturalarına da yansıyacak gibi görünüyor. Önümüzdeki haftalarda tüketiciler, enerji şirketlerinin daha yüksek faturalarıyla karşılaşabilir.
Artan enerji maliyetleri, ekonomide enflasyon endişelerini de beraberinde getiriyor. Ekonomistler, savaşın uzaması halinde merkez bankalarının faiz artırmak zorunda kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Savaşla ilgili strateji soruları soruluyor, ancak neden savaşıldığını, bağımszı bir ülkeye hangi hakla saldırıldığını tartışan büyük medya yok gibi.
Ve unutulmaması gereken bir gerçek var: Savaşların asla kaybetmeyenleri petrol ve silah şirketleri; kaybedenler ise emekçi halk. Kimisi canını, kimisi cebindeki parayı kaybediyor. Faturayı ödeyen biz oluyoruz.
Benzin istasyonlarında fiyatlar günde sadece bir kez değişecek
Almanya’da iş ve okul yolcuları ile şirketlerin yükünü hafifletmek için, benzin pompaları fiyatlarının 21 defa değiştirilme sıklığı sınırlandırılacak. CDU’lu siyasetçi, benzin istasyonlarının fiyatlarını günde sadece bir kez artırabileceklerini söyledi. Buna karşılık, fiyat indirimleri her zaman mümkün olacak.