Yetkililerin açıklamasına göre, Onur Yürüyüşü için toplanan kalabalığın arasına aracıyla daldığı, bir kişinin ölümüne ve 29 kişinin yaralanmasına neden olduğu öne sürülen zanlı, düzenlenen polis operasyonunda vurularak öldürüldü.
Polis, baskın sırasında 21 yaşındaki Abdul B.'nin kesici bir aletle güvenlik güçlerine saldırdığı ve bunun üzerine ateş açıldığını bildirdi. Zanlı olay yerinde öldü.
IŞİD bağlantısı şüphesi
İçişleri Bakanlığı saldırıyı "İslamcı terör eylemi" olarak değerlendirdi. Lübnan kökenli olduğu belirtilen Abdul B.'nin 2005 yılında Almanya'da doğduğu ve Alman vatandaşı olduğu açıklandı.
Siyasi tartışmalar büyüyor
Saldırının ardından siyaset dünyasından peş peşe açıklamalar geldi. Irkçı ve göçmen karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi'nin Berlin'deki başbakan adayı Kristin Brinker, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, "Şiddet yanlısı İslamcılara karşı mevcut siyasi hoşgörü derhal sona ermeli." ifadelerini kullandı.
Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner (CDU), saldırının "birlikte yaşama kültürüne yönelik bir saldırı" olduğunu söyledi.
Sol Parti'nin Berlin Eyalet Meclisi Grup Başkanı Luigi Pantisano ise yalnızca güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağını vurgulayarak, "Daha iyi sosyal koşullar nefreti tamamen ortadan kaldırmayabilir, ancak nefretin yeşerdiği zemini kurutabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Seçimlere etkisi tartışılıyor
Saldırı, Berlin'de yapılacak eyalet seçimlerine yaklaşık iki ay kala meydana geldi. Siyasi gözlemciler, olayın yalnızca Berlin'de değil, bu yıl seçim yapılacak Mecklenburg-Vorpommern ve Saksonya-Anhalt eyaletlerinde de göç ve güvenlik tartışmalarını öne çıkarabileceğini, bunun da özellikle AfD'nin seçim kampanyasına ivme kazandırabileceğini değerlendiriyor.
Saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturma sürerken, olayın Almanya'da güvenlik politikaları, toplumsal kutuplaşma ve seçim atmosferi üzerindeki etkilerinin önümüzdeki günlerde de tartışılmaya devam etmesi bekleniyor.