İfadenin bu kadar gecikmesini eleştiren eşi Dilek İmamoğlu,“Bu, çok daha önce yapılmalıydı. Umarız önümüzdeki dört gün boyunca adil koşullarda ifade verebilir” dedi.
400 sanıklı dava, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddialarına dayanıyor. Savcılık, İmamoğlu’nu “suç örgütü lideri” olarak tanımlıyor ve rüşvet, usulsüzlük, kara para aklama gibi suçlamalar yöneltiyor. İddia edilen kamu zararı: 3 milyar euro. Muhalefet ise tüm suçlamaların siyasi olduğunu savunuyor.
ARD’nin haberine göre İmamoğlu, ilk gününde somut suçlamalara girmek yerine AKP hükümetini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdi; Türkiye’de yargının bağımsızlığını yitirdiğini söyledi.
Aynı sabah bir başka gelişme daha yaşandı: polis, muhalif yayın kuruluşu Halk TV’nin binasını basarak kanalı kapattı. Suçlamaların “tamamen asılsız” olduğunu belirten kanalın yöneticisi Cafer Mahiroğlu,“Yargıyı bir silaha dönüştürmek Türkiye’ye verilen en büyük zarardır” dedi.
Halk TV, Türkiye’de son dönemde en çok izlenen televizyon kanalı hâline gelmişti. Medyanın büyük bölümünün hükümet kontrolünde olduğu ülkede, kanal birçok kişi için bağımsız haber kaynağı niteliğindeydi.
Yeni Parti lideri Özgür Özel, kapatmayı “iktidarın tükenmişliğinin göstergesi” olarak yorumladı.
İki hafta önce de bağımsız haber sitesi T24’e erişim engellenmişti. Gazeteciler, artan sansürün toplumun tamamını etkilediğini ve “yeni rejimin güçlendirilmesi için bir araç hâline geldiğini” söylüyor.