Almanya’da kirası uygun ve ödenebilir durumda olan ev bulmak hayal haline geldi.
Seçim zamanının yaklaşmasıyla özellikle iktidar partileri bol keseden vaatler vermeye başladı. Ancak bu vaatlerde bulunan koalisyon ortakları CDU/CSU ve SPD sorunun sorumluları. Vaatten bir şey çıkmaz. Öyle ya, ya tutarsa!?
Alman Kiracılar Birliği hükümetin konut politikasından memnun değil: 2015 yılında yürürlüğe giren Kira Freni Yasası etkisiz kalırken sosyal konut inşaatı da hala ihtiyacın gerisinde.
Almanya’da kiralar 2016 yılında bir önceki yıla göre daha fazla yükseldi (Yüzde 6,3). Berlin, Hamburg, Frankfurt ve Münih gibi metropollerde kiralık evlerin üçte ikisinin fiyatı kira freninin üst sınırının da üstünde bulunuyor. Almanya’da bir milyon konut eksiği var.
2015 yılında kira artışlarını sınırlayabilmek için hiç bir yaptırımı olmayan Kira Freni Yasası çıkarılmıştı. Buna göre evden çıkan kiracının yerine alınacak yeni kiracıdan en fazla yüzde 10 kira artırımı talep edilebilecekti.
Almanya’da her yıl 80.000 sosyal konuta ihtiyaç duyulmasına rağmen sadece 25.000 konut yapıldı. Kiracılar Birliği Başkanı Franz-Georg Rips, şimdi ise söz konusu konuta ilave olarak her yıl 140.000 konutun daha yapılması gerektiğini söyledi.
Ev aramada ayrımcılık
Hanna’ya “evet”, İsmail’e “hayır”
Ev aramada ev sahiplerinin karşısında yabancı isimlerin kartı kötü. Spiegel dergisi ve Bayerischem Rundfunk tarafından yapılan bir araştırmaya göre, özellikle Türk ve Arap isimli olanlar dışlanıyor. 10 büyük kentte Almanlarla yabancıların ev bulma konusunda karşılaştıkları durumu araştıran iki yayın kuruluşu, Almanların olumlu yanıt aldığı durumlarda yabancı bir isme sahip olanların her dört başvurudan birisinde reddedildiğini ortaya koydu.
Münih ve Frankfurt başı çekiyor
Araştırmaya göre, ev bulma konusunda en fazla ayrımcılık Münih ve Frankfurt'ta görülüyor. Münih'te yüzde 47, Frankfurt'ta ise yüzde 31 oranında ortaya çıkan ayrımcılık, Leipzig'de 18, Magdeburg'ta ise yüzde 17 düzeyinde bulunuyor.
Yüz yüze görüşmede daha da artma ihtimali var
Spiegel Online'ın bildirdiğine göre, maruz kalınan ayrımcılığın, emlakçılar ve ev sahipleriyle yüz yüze görüşme durumunda daha da artacağına dikkat çekiliyor.