Mecklenburg-Vorpommern’da seçim yarışı kızışıyor: SPD, AfD’ye yaklaşıyor

|   Politika

Mecklenburg-Vorpommern seçimleri de, Saksonya-Anhalt’ta olduğu gibi, büyüyen bir güven krizi ortamında yapılıyor. Seçmenin hoşnutsuzluğu yalnızca göç ve güvenlik politikalarıyla sınırlı değil. Eğitimden istihdama, konut kiralarından enerji fiyatlarına ve kırsal bölgelerde kamu hizmetlerine kadar uzanan bir dizi sorun, toplumdaki huzursuzluğu artırıyor. 

Eyalette işgücü açığı yaşanmasına rağmen işsizlik Almanya ortalamasının üzerinde. Yani bir tarafta eleman arayan işletmeler, diğer tarafta iş ve özellikle iyi ücretli, nitelikli iş bulmakta zorlanan insanlar var.

Konut sorunu da giderek daha fazla hissediliyor. Özellikle Rostock ve Schwerin gibi kentlerde ve Baltık Denizi kıyısındaki turistik bölgelerde uygun fiyatlı konut bulmak zorlaşıyor. Sosyal konutların azalması, düşük gelirli çalışanları, aileleri ve emeklileri daha fazla etkiliyor.

Eğitim alanında da sorunlar var. Öğretmen açığı, derslerin boş geçmesi ve okulların niteliği tartışma konusu. Kırsal bölgelerde ise başka bir sorun öne çıkıyor: Doktora, sağlık hizmetlerine, toplu taşımaya ve okullara ulaşmak giderek zorlaşıyor.

Enerji konusunda da önemli bir çelişki dikkat çekiyor. Mecklenburg-Vorpommern çok miktarda rüzgâr elektriği üretiyor. Ancak rüzgâr türbinlerinin çoğalması, haneler ve işletmeler için elektriğin otomatik olarak ucuzlaması anlamına gelmiyor. Bu durum, enerji politikasına yönelik eleştirileri artırıyor.

Bütün bu sorunlar, seçmenin günlük yaşamında biriken ekonomik ve sosyal baskıyı büyütüyor. Dolayısıyla seçim kampanyasında göç ve güvenlik öne çıksa da, seçmenin öfkesinin arkasında iş, konut, eğitim, enerji ve kamu hizmetleriyle ilgili çok daha geniş bir memnuniyetsizlik bulunuyor.

İşte bu ortamda 20 Eylül’de yapılacak seçimler öncesinde siyasi dengeler de hızla değişiyor.

Son Insa araştırmasına göre Başbakan Manuela Schwesig’in partisi SPD, oylarını dört puan artırarak yüzde 33’e yükseldi. Birinci sıradaki AfD ise yüzde 36 ile yerini koruyor. Böylece iki parti arasındaki fark yalnızca üç puana indi.

CDU ise ciddi bir gerileme yaşıyor. Parti, önceki ankete göre üç puan kaybederek yüzde 7’ye düştü. Bu sonuç gerçekleşirse, CDU’nun İkinci Dünya Savaşı sonrasında ülke genelinde yaşayacağı en kötü sonuçlardan biri olacak.

Sol Parti yüzde 11, Yeşiller yüzde 5, Sahra Wagenknecht İttifakı BSW ise yüzde 4 seviyesinde. Bu durumda BSW eyalet parlamentosuna giremiyor.

Anket sonuçları mevcut hükümet açısından da önemli. SPD ile Sol Parti’nin oluşturduğu mevcut koalisyon, bu oy oranlarıyla çoğunluğu kaybediyor. Yeşiller parlamentoya girebilirse, SPD-Sol-Yeşiller şeklinde üçlü bir koalisyon kurulması mümkün olacak.
Infratest dimap’ın araştırması da benzer bir tablo ortaya koyuyor: SPD yüzde 32, AfD yüzde 35. Sol Parti yüzde 11, CDU yüzde 8, Yeşiller yüzde 5 ve BSW yüzde 4.
Ancak anketlerin seçim sonucunun garantisi olmadığını da belirtelim. Parti bağlılıklarının zayıflaması ve seçmenlerin kararlarını giderek daha fazla son anda vermesi, sonuçları belirsizleştiriyor.

2021 seçimlerinde SPD yüzde 39,6 oyla açık ara birinci olmuştu. AfD ise yüzde 16,7 oy almıştı. Bugün AfD’nin yüzde 35–36 bandına çıkması, Mecklenburg-Vorpommern’da siyasi dengelerin son beş yılda ne kadar değiştiğini açıkça gösteriyor.

Geri

 

Card image cap
înfo Magazin
Daha fazlasi için

YouTube
Card image cap
Türk Sanat Müziği
Daha fazlasi için
Card image cap
Mesleğe Adım Adım
Daha fazlasi için
Card image cap
İstekler Programı
Daha fazlasi için
Card image cap
SALI SALI Hakan
Daha fazlasi için