Alman Çiftçiler Birliği, bu yıl birçok bölgede ciddi verim kayıpları, hatta bazı ürünlerde tamamen kayıp yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle buğday, kolza, patates, sebze ve şeker pancarında üretimin düşmesi bekleniyor. Güney Almanya’da durumun özellikle kritik olduğu belirtiliyor.
Kuzeyde zaman zaman etkili olan yağışlar tabloyu bir ölçüde hafifletse de ülke genelinde beklenti ortalamanın altında bir hasat.
Kuraklık hayvancılığı da doğrudan etkiliyor. Güney Almanya’da otlakların büyümesi dururken, çiftçiler hayvanları için yem bulmakta zorlanıyor. Bazı işletmeler ise hayvanlarını planlanandan daha erken kesmek zorunda kalıyor.
Üstelik çiftçinin karşı karşıya olduğu sorun yalnızca tarladaki ürün kaybı değil. Artan işletme harcamaları ve düşük ürün fiyatları, birçok işletmenin finansal açıdan sıkışmasına neden oluyor. Köprü kredilerine ve likidite desteğine olan talep hızla artıyor.
Çiftçiler hükümetten acil destek bekliyor. Talepler arasında AB gübre desteğinin artırılması, doğrudan yardımların öne çekilmesi, tarımsal dizel vergisinin geçici olarak düşürülmesi ve risk dengeleme fonunun hayata geçirilmesi bulunuyor.
Ancak iklim krizinin faturası yalnızca tarımda kesilmiyor.
En ağır bedel: İnsan hayatı
Aşırı sıcaklar Almanya’da halk sağlığını da ciddi biçimde tehdit ediyor. Robert Koch Enstitüsü’nün son değerlendirmesine göre, 2026 yılında sıcaklığa bağlı ölümlerin sayısı 12.500’e ulaştı. Böylece yıl, Almanya’da sıcaklık kaynaklı ölümlerin en yüksek seviyeye çıktığı dönemlerden biri hâline geldi.
Özellikle 22–28 Haziran haftasında, bazı bölgelerde sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkmasıyla yaklaşık 9.600 aşırı ölüm vakası tespit edildi.
Bu rakamlar, sıcak hava dalgalarının artık yalnızca bir hava durumu meselesi olmadığını gösteriyor. Aşırı sıcaklar, Almanya’da doğrudan bir halk sağlığı tehdidine dönüşüyor.
Fatura büyüyor
Bir tarafta kuruyan tarlalar, azalan ürünler ve yem sıkıntısı yaşayan çiftçiler…
Diğer tarafta sıcak hava nedeniyle artan ölümler…
Bütün bunlar aynı gerçeğe işaret ediyor:
İklim krizinin bedeli artık gelecekte ödenecek bir fatura değil. Fatura bugün geliyor.
Ve bu faturayı yalnızca çiftçi değil, tüketici, sağlık sistemi ve bütün toplum ödüyor.
Önümüzdeki dönemde asıl soru şu:
Almanya, iklim krizinin sonuçlarına para ödeyerek mi ayak uyduracak, yoksa krizin nedenlerini azaltmak için daha ciddi adımlar mı atacak?
(hitze)