Kassel’de Türkiye’den göçün dünü ve bugünü ele alındı

|   Kassel

KASSEL - Radyo Kassel tarafından düzenlenen sunumlar dizisi, “Dünden Bugüne Türkiye’den Göç ve Toplumsal Yansımaları” başlıklı etkinlikle devam etti. 

4 Şubat 2026 tarihinde Philipp Scheidemann Haus’ta gerçekleştirilen panele yazar Murat Çakır ile Kassel Üniversitesi öğretim üyesi, politik iktisatçı Dr. Tolga Tören katıldı. Yaklaşık 30 kişinin ilgi gösterdiği etkinlikte, Türkiye’den Almanya’ya göç tarihsel, toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla ele alındı.

Panelin ilk konuşmacısı olan yazar Murat Çakır, Türkiye’den Almanya’ya göçün sanılanın aksine 20. yüzyılda değil, 19. yüzyılda başladığını vurguladı. Tarihsel kayıtlara göre ilk göç hareketinin, Osmanlı İmparatorluğu’nun Alman Reich’ından iki milyon Mavzer tüfeği satın almasının ardından 1888 yılında 200 tütün işçisinin Dresden’deki Yenidze Tütün Fabrikası’nda çalıştırılmak üzere Almanya’ya gönderilmesiyle gerçekleştiğini aktardı.

Çakır, sunumunda ayrıca Nazi Almanyası’ndan kaçan çok sayıda akademisyen, sanatçı, yazar ve bilim insanının Türkiye’ye sığındığını; bu isimlerin Türkiye’nin farklı kentlerinde mesleklerini sürdürdüklerini hatırlattı. İşçi Mübadelesi Anlaşması’yla Almanya’ya gelen Türkiyeli işçilerin başlangıçta barakalarda ve ağır koşullarda yaşadıklarını belirten Çakır, göçmenlerin zamanla kurdukları dernekler, kültür-sanat faaliyetleri ve siyasal mücadeleler aracılığıyla Almanya’daki toplumsal yaşama önemli katkılar sunduklarını ifade etti.

Göçmenlerin öz örgütlenmeleriyle yürüttükleri mücadelelerin Almanya’daki politikaların değişmesine de etki ettiğini söyleyen Çakır, Mölln ve Solingen’de yaşanan ırkçı saldırılar başta olmak üzere, ırkçı şiddet sonucu yaşamını yitiren göçmenleri de anarak konuşmasını tamamladı. Çakır ayrıca, göçün dünü ve bugünü arasındaki farklara ve göçmen profilinde yaşanan değişimlere dikkat çekti.

Panelin ikinci bölümünde söz alan İktisatçı Dr. Tolga Tören ise göç olgusunu ekonomik ve yapısal boyutlarıyla değerlendirdi. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD öncülüğünde kurulan uluslararası ekonomik düzenin göç hareketlerini belirlediğini ifade eden Tören, Bretton Woods sistemi çerçevesinde IMF, Dünya Bankası ve GATT gibi kurumların küresel ekonomik yapıyı şekillendirdiğini anlattı. Marshall Planı’yla ABD’deki aşırı üretim stoklarını eritmek hedefiyle Avrupa’nın yeniden inşa edildiğini ve bu sürecin aynı zamanda yeni göç hareketlerini beraberinde getirdiğini belirtti.

1960’lı ve 1970’li yıllarda sermaye, emek, kriz ve göç ilişkilerinin daha görünür hâle geldiğini vurgulayan Tören, kapitalizmin 1970’lerde yaşadığı krize verdiği yanıtlardan birinin göçmen emeği üzerinden işgücü piyasalarının katmanlaştırılması olduğunu söyledi. Bu sürecin, Türkiye’de tarımda makineleşmeyle birlikte kırdan kente göçün artması ve sanayinin bu nüfusun tamamını istihdam edememesi sonucu ortaya çıkan “yedek emek ordusu”yla örtüştüğünü ifade etti.

Konuşmasında Karl Marx’ın Komünist Manifesto’sundan, “Burjuvazi, şimdiye dek saygı ve hayranlıkla bakılan her mesleğin kutsal havasını dağıtmış; hekimi, hukukçuyu, papazı, şairi, bilim adamını kendi ücretli işçisi durumuna getirmiştir.” Alıntısını yapan Tören, ücretli emek ilişkilerinin yalnızca beden gücüyle çalışanları değil, akademisyenleri ve entelektüelleri de kapsadığını belirtti. Bu kesimlerin kendilerini işçi sınıfının parçası olarak görmemesinin örgütlü mücadeleye zarar verdiğini dile getirdi.

Toplantı, katılımcıların soru ve yorumlarıyla devam eden soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Etkinlik, göçün tarihsel kökenleri ile güncel toplumsal ve ekonomik dönüşümler arasındaki bağlantıları birlikte ele alması açısından katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.

Geri

 

Card image cap
înfo Magazin
Daha fazlasi için

YouTube
Card image cap
Türk Sanat Müziği
Daha fazlasi için
Card image cap
Mesleğe Adım Adım
Daha fazlasi için
Card image cap
İstekler Programı
Daha fazlasi için
Card image cap
SALI SALI Hakan
Daha fazlasi için