Bir sonraki büyük eylem tarihi de duyuruldu: 12 Aralık – Savaş ve Hayat Pahalılığına Karşı Ulusal Gösteri. Bu çağrı, Roma’daki Kolezyum’un duvarlarında bile yer aldı.
USB’nin öncülüğünde genel grev
İtalya’nın üç büyük sendika konfederasyonu CGIL, CISL ve UIL çağrıya resmen katılmasa da birçok üyesi greve destek verdi. 1992’de kurulan ve bugün 100 binden fazla üyeye sahip olan USB sendikası, genel grevle birlikte kendisini bir kez daha İtalyan işçi sınıfının “devrimci öncüsü” olarak konumlandırdı. USB, Dünya Sendikalar Federasyonu’na (WGB) bağlı ve sendika yöneticileri federasyonun üst düzey organlarında görev alıyor.
Junge Welt’in haberine göre, büyük konfederasyonların resmi katılım göstermemesi, grevin etkisini sınırladı ve Başbakan Giorgia Meloni’nin siyasi baskı altında olsa da konumunu korumasına olanak sağladı. İtalya’da 2011’de dönemin aşırı sağcı başbakanı Silvio Berlusconi ancak CGIL, CISL ve UIL’in ortak genel grevle milyonları sokağa dökmesiyle istifa etmek zorunda kalmıştı.
“Meloni’ye karşı yüz binler yetmez, milyonlar gerek”
Meloni hükümetine karşı yüz binlerce kişinin sokaklara çıkması dikkat çekici olsa da sendikalar, “faşist politikaların durdurulması için milyonların seferber edilmesi gerektiğini” vurguluyor.