Brüksel’deki AB iklim servisi Copernicus'un güncel raporuna göre, rekor sıcak hava dalgaları, şiddetli fırtınalar ve sel baskınları hem toplum hem de ekonomi üzerinde artan bir baskı oluşturuyor.
Raporda, deniz yüzeyi sıcaklıklarının Avrupa’da şimdiye kadar ölçülen en yüksek seviyeye ulaştığı, bunun bazı bölgelerde uzun süreli denizel sıcak hava dalgalarına yol açtığı ifade ediliyor. Aynı zamanda orman yangınlarının kıta genelinde 1 milyon hektardan fazla alanı yok ettiği, bunun bugüne kadar kaydedilen en büyük kayıp olduğu vurgulanıyor. Yıl boyunca birçok bölgede nehir su seviyelerinin ortalamanın altında seyrettiği de belirtiliyor.
Uzmanlara göre iklim değişikliğinin etkileri yalnızca çevresel değil, aynı zamanda doğrudan insan yaşamını etkileyen sonuçlar doğuruyor. Araştırmalar, artan sıcak hava dalgalarının sıcak çarpması, susuzluk ve kalp-damar rahatsızlıklarını artırdığını; özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olan grupları daha ağır etkilediğini ortaya koyuyor. Ayrıca hastane başvurularında ve ölüm oranlarında artış gözlemlendiği ifade ediliyor.
Aşırı sıcakların iş gücü verimliliğini düşürdüğü, özellikle açık alanda çalışan işçileri (inşaat, tarım gibi) risk altına soktuğu ve elektrik ile su tüketimini artırarak hayat pahalılığını yükselttiği belirtiliyor. Sel baskınları ise evlerde ve altyapıda ciddi hasarlara yol açarken, yolların, köprülerin ve kanalizasyon sistemlerinin zarar görmesi nedeniyle günlük yaşamı sekteye uğratıyor. Bazı bölgelerde insanlar evsiz kalırken, içme suyu kirliliği ve salgın hastalık riski de artıyor. Ayrıca sel felaketlerinin psikolojik etkilerinin de uzun süre devam ettiği vurgulanıyor; özellikle çocuklar ve düşük gelirli grupların bu afetlerden daha ağır etkilendiği ifade ediliyor.
Bilimsel bulgular, iklim değişikliği nedeniyle hem aşırı sıcakların hem de sel olaylarının daha sık ve daha şiddetli hale geldiğini ortaya koyarken, bu durumun yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda ekonomik ve sağlık boyutları olan bir kriz olduğu belirtiliyor. Bu çerçevede, uzman değerlendirmeleri aşırı sıcaklar ve sel baskınlarının artık “doğal olay” olmaktan çıkarak doğrudan halk sağlığını ve günlük yaşamı etkileyen sistemik bir risk haline geldiğine dikkat çekiyor.
Bu gelişmelerin gölgesinde dikkat çeken bir değerlendirme ise şu şekilde öne çıkıyor: Aşırı sağ partiler ve Trump iklim değişikliğini reddetse de, bunun ekonomik ve toplumsal faturasını vatandaş ödüyor.