Freitag’ın haberine göre, yeni dönemde ortaya çıkan gelişmeler, yeni kavramları da beraberinde getiriyor. Bunlardan biri de “iklim enflasyonu” (Climateflation). Bu kavram, iklim değişikliğinin doğrudan sonucu olarak ortaya çıkan fiyat artışlarını tanımlamak için kullanılıyor.
Ekonomistlere göre 2025 yılında bunun en dikkat çekici örneklerinden biri Nutella oldu. Ürünün fiyatındaki ciddi artışın nedeni, geçen yıl Türkiye’yi etkisi altına alan aşırı hava olaylarıydı. İlkbaharda yaşanan ani soğuk hava dalgası, fındık üretimini olumsuz etkiledi ve piyasada arz sıkıntısına yol açtı.
İtalyan Ferrero şirketine göre Nutella’nın içeriğinin yaklaşık yüzde 13’ü fındıktan oluşuyor. Bu da 750 gramlık bir kavanozda yaklaşık 100 fındığa denk geliyor. Dünya genelinde üretilen fındığın yüzde 70’i Türkiye’den geliyor. Ancak geç don olayları çiçeklenmeyi tahrip etti ve ciddi ürün kayıpları yaşandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun tahminlerine göre, o yıl yaklaşık 500 bin ton fındık üretilebildi. Bu, normalin üçte bir oranında altında kaldı ve fiyatların yükselmesine neden oldu.
Fındık yalnızca Nutella’da değil, nuga ve çikolata ürünlerinde de yaygın olarak kullanılıyor. Bilimsel adı “Corylus avellana” olan fındık bitkisi Almanya’da da yetişiyor. Ancak ülkede ticari üretim sınırlı. Bunun nedeni ise fındık ağaçlarının verimli ürün vermesinin 5 ila 6 yıl sürmesi ve üreticilerin daha çok elma ve üzüm gibi ürünlere yönelmesi. Almanya’da kayda değer üretim özellikle Bavyera eyaletinde, yaklaşık 260 hektarlık alanda yapılıyor.
Sadece “İklim Enflasyonu” değil, bazı yerlerde açlık
Fındık, iklim enflasyonunun tek örneği değil. Örneğin 2025 yılında Ritter Sport çikolatalarının fiyatı, bir önceki yıla göre yüzde 30 arttı. Bunun nedeni, Gana ve Fildişi Sahili’nde yaşanan kötü hasat sezonlarıydı. Bu iki Batı Afrika ülkesi, dünya kakao üretiminin yaklaşık dörtte üçünü karşılıyor. Üretimdeki düşüş, kakao fiyatlarını küresel piyasada rekor seviyeye taşıdı.
Portakal suyu fiyatları da 2020 yılından bu yana yüzde 50’den fazla arttı. Brezilya, İspanya ve Florida’da yaşanan kuraklık ve aşırı yağışlar, hasatları ciddi şekilde etkiledi. Kahve fiyatlarında ise geçen yıl toptan satışta yüzde 30’a varan artış riski gündeme geldi. Bunun nedeni de önemli üretici ülkelerde yaşanan aşırı hava koşullarıydı.
Zambiya’da ise durum çok daha dramatik. Şiddetli kuraklık sonrası temel gıda maddesi olan mısırın fiyatı yüzde 50 arttı. Ancak burada insanlar bu durumu “iklim enflasyonu” olarak değil, doğrudan “açlık” olarak tanımlıyor.
İklim değişikliğinin ekonomik etkileri giderek daha fazla hissedilirken, bu durumun sosyal sonuçları da tartışma yaratmaya devam ediyor.
Uzmanlara göre iklim krizi derinleştikçe, gıda fiyatlarındaki bu dalgalanmaların daha da artması bekleniyor. “İklim enflasyonu” ise önümüzdeki yıllarda daha sık duyacağımız bir kavram olacak.