Fiyat artışlarında özellikle sigortalar, toplu taşıma ve konaklama hizmetleri öne çıktı. Ortalama artış %3,9 olarak kaydedilirken, trafik sigortaları fiyatları %14,6, toplu taşıma %9,8, mektup ve paket gönderimi %8,4, konaklama %2,3 ve konut kiraları %2,4 arttı.
Gıda fiyatlarındaki yükseliş ise genel enflasyonun biraz altında seyretti. Tereyağı (%6,9) ve meyve (%6,5) en fazla zamlanan ürünler oldu. Süt fiyatları %5 artarken, süt ürünlerinin toplam artışı %2,5, et fiyatları %2,4 ile genel enflasyonla uyumlu kaldı. Sebzelerde artış %1,7 ile sınırlı olurken, ekmek ve diğer tahıl ürünlerinde zam %0,4 oldu.
Almanya genelinde ise tüketiciler artan fiyatlardan doğrudan etkilendi. Forsa araştırmasına göre, tüketicilerin yüzde 45’i artan gıda fiyatları nedeniyle alışverişlerini kısıtlamak zorunda kalıyor. Bu oran, 2024’e göre 6 puan artmış durumda. Ayrıca, araştırmaya katılanların yüzde 52’si 2026’ya kendi mali durumları açısından olumsuz bakıyor.
Tüketici Merkezleri Birliği (vzbv) Yönetim Kurulu Üyesi Ramona Pop, durumun özellikle düşük gelirli vatandaşlar için ciddi bir sorun oluşturduğunu belirtti. Pop, “Sağlıklı beslenme giderek parayla ilgili bir sorun haline geliyor. Restoranlardaki KDV indirimleri halkın cebine fazla yansımayacak, esas kazanç büyük fast-food zincirlerine olacak” dedi.
Tüketicilerin gelecekten kaygılı olduğunu vurgulayan Pop, politikacıların insanların günlük yaşam kaygılarını ciddiye alması ve somut çözümler üretmesi gerektiğini ifade etti.
Hayat pahalılığını, Tafel kuruluşları önünde yardım için kuyruğa girenlerin durumunu değerlendiren uzmanlara göre, şu partinin bu partinin protesto edilmesiyle sorun çözülmüyor. Onlara göre, hayat pahalılığına, düşük emekli maaşlarına, el yakan kiralara, düşük ücret sektörüne karşı sokağa çıkılmalı.