Friedrich Ebert Vakfı desteğiyle yürütülen “Merkez Araştırması”, aşırı sağcı fikirlerin artık sadece radikal çevrelerde değil, toplumun merkezinde de kabul gördüğünü gösteriyor. Uzmanlar, göçmenlere yönelik önyargının arttığını ve demokratik kurumlara duyulan güvenin azaldığını vurguluyor.
Araştırmayı yürüten Andreas Zick ve Beate Kupper, özellikle gençlerin ekonomik güvensizlik, konut sıkıntısı ve Kovid-19 krizleri gibi deneyimlerin etkisiyle aşırı sağcı söylemlere açık hâle geldiğini belirtti. Sosyal medyanın da gençler arasında aşırı sağ ve popülist mesajların yayılmasında önemli rol oynadığı ifade edildi.
Araştırmaya göre, Almanya’da her beş kişiden biri artık aşırı sağcı ideolojiye tamamen karşı çıkmıyor. Demokratik kurumlara duyulan güvensizlik, 2020-2021’de yüzde 14,3 iken 2024-2025’te yüzde 21,5’e yükseldi. Seçimlere güvenini kaybedenlerin oranı ise yüzde 5,8’den yüzde 18,2’ye çıktı.
Kupper, halkın üçte ikisinin aşırı sağcılığın artışından korktuğunu belirtirken, muhafazakar partilerin AfD ile işbirliği yapmasının partiyi meşrulaştıracağı uyarısında bulundu. Almanya’nın iç istihbarat kurumu BfV ise 2 Mayıs’ta AfD’yi “kesin aşırı sağcı bir oluşum” olarak sınıflandırmıştı.
Araştırmacılar, aşırı sağcı söylemlere karşı toplumun ve demokratik kurumların direnç göstermesinin kritik önemde olduğunu vurguluyor.