Protestolar sırasında güvenlik güçleriyle göstericiler arasında sert çatışmalar yaşandı. Polis göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullanırken, göstericiler barikatlar kurarak polise taş attı. Bazı işyerleri yağmalandı, binalar zarar gördü. Limoges kentinde tarihi belediye binasının bir bölümü yandı. Yaklaşık 2 bin insan gözaltına alındı. "Bir gıda mağazasının yağmalanması sırasında içeriden sadece bir paket et alan yaşlı bir kişinin, 'Bir insanın et çalacak duruma gelmesinden daha şiddetli bir şey olabilir mi?' demesi bile yoksulluğun hangi boyuta geldiğinin küçük bir göstergesiydi. Gençler oradan aldıkları yiyecekleri duvar diplerinde dilenen yoksullara dağıtıyorlardı."
Junge Welt’in haberine göre, polis müdahalesine yönelik tepkiler de büyüyor. Saint-Étienne kentinde cumartesi günü bir gösterici, polis tarafından kullanılan patlayıcı bir mühimmatın infilak etmesi sonucu elini kaybetti. İki hafta önce Lens kentinde de benzer bir olay yaşanmıştı.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, gösterilerin ardından Pazar akşamı televizyondan halka seslendi. Başbakan Sébastien Lecornu, yaşanan şiddetten solcu lider Jean-Luc Mélenchon’u sorumlu tutarken, Mélenchon hükümeti olayları körüklemekle suçladı.
Fransız sendikaları, ulaşım sektörünü de kapsayan yeni bir grev ve protesto günü için 5 Kasım tarihini belirledi. Ancak sol çevrelerde, artan protestoların bu tarihe kadar etkisini kaybedebileceği ve eylemin geç kalmış olabileceği tartışılıyor.
Fransa’daki gösteriler, Avrupa’nın başka ülkelerine de yayılan öğrenci ve gençlik protestolarının bir parçası.