Uzmanlara göre kendilerini dışlanmış hisseden, geleceğe dair kaygıları artan ve mevcut siyasi sistemin sorunlarına çözüm üretemediğini düşünen seçmenler, giderek daha fazla radikal partilerin sunduğu net ve sert söylemlere yöneliyor. Almanya'da yayımlanan son anketler de bu eğilimin güçlenmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.
Almanya'da ırkçı, faşist parti Almanya için Alternatif’in (AfD) oy oranlarındaki yükseliş sürüyor. Kamuoyu araştırma şirketi YouGov'un son anketine göre AfD, oy oranını son bir ayda 1 puan artırarak yüzde 29'a yükseltti ve böylece yüzde 30 sınırına dayanarak yeni bir rekor seviyeye ulaştı.
Anket sonuçları, Başbakan Friedrich Merz'in liderliğindeki Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ittifakının ise ciddi destek kaybettiğini gösteriyor. Bir ay içinde 2 puan gerileyen CDU/CSU'nun oy oranı yüzde 20'ye düştü. Böylece AfD ile CDU/CSU arasındaki fark 9 puana çıktı. Bu oran aynı zamanda muhafazakâr blok için Eylül 2021'den bu yana ölçülen en düşük destek seviyesi olarak kaydedildi.
Muhalefetteki Yeşiller yüzde 14 oy oranıyla üçüncü sırada yer alırken, hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oy kaybı da devam ediyor. Son bir ayda 1 puan gerileyen SPD'ye destek yüzde 12'ye düştü. Bu oran, YouGov'un ölçümlerinde SPD'nin şimdiye kadarki en düşük seviyesi olarak dikkat çekiyor. SPD, oylarını 1 puan artıran Sol Parti ile dördüncü sırayı paylaşıyor.
Öte yandan, 2025 yılındaki erken genel seçimlerde yüzde 5 seçim barajını aşamayan liberal Hür Demokrat Parti (FDP), son ankette oy oranını 1 puan artırarak yüzde 5'e yükseltti. Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) ise yüzde 4 ile baraj altında kalmaya devam ediyor.
Diğer araştırma şirketlerinin sonuçları da benzer bir tablo ortaya koyuyor. Insa'nın Bild am Sonntag için yaptığı son ankette AfD yüzde 29 ile birinci sırada yer alırken, CDU/CSU yüzde 22 ile ikinci sırada bulunuyor. Bir hafta önce RTL/ntv için yapılan Forsa anketinde de AfD yüzde 27 oy oranıyla ilk sırada gösterilmiş, CDU/CSU ise yüzde 22'de kalmıştı.
Araştırmacılar, aşırı sağ partilere yönelik desteğin yalnızca göç veya güvenlik politikalarıyla açıklanamayacağını vurguluyor. Derinleşen ekonomik eşitsizlikler, hayat pahalılığı, sosyal adaletsizlik algısı ve toplumdaki aidiyet krizinin, seçmenleri mevcut siyasi düzene tepki göstermeye yönelttiği belirtiliyor. Almanya'da geleneksel partilerin yaşadığı destek kaybı ve AfD'nin yükselişi, bu toplumsal rahatsızlıkların siyasetteki yansıması olarak değerlendiriliyor.