Basit çözümlerden kaçınılmalı
ARD kanalının haberine göre, Bielefeld'de bir dökümhanenin genel müdürü olan Clemens Küpper, çalışanlarını seçim kampanyasında bazı politikacıların karmaşık sorunlara sunduğu basit çözümler konusunda uyarmaya çalışıyor. Zira Almanya’nın refahı ve ekonomik konumu, seçim kampanyasında en önemli konular arasında yer alıyor – ancak her zaman verilere dayalı bir şekilde ele alınmıyor.
Alman Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü (DIW) Başkanı Marcel Fratzscher bu durumu eleştiriyor:
"Seçim kampanyasında partilerin insanların ekonomik kaygılarını yönlendirdiğini görüyoruz" diyor Fratzscher. "Bu kampanya korku üzerine inşa ediliyor: İşinizi kaybetme riskiyle karşı karşıyasınız, alım gücünüz daha da azalacak, eviniz elinizden gidebilir, enflasyon yüksek kalacak. Pek çok parti, bu korkuları körükleyerek seçmenleri kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Ancak geçmişte gördüğümüz gibi, popülizm ve korku üzerine kurulu bu tür kampanyaların asıl kazananı AfD oluyor."
Felaket senaryoları
Zira aşırı endişeli seçmenler, sandıkta AfD'ye oy verme eğiliminde oluyor. Almanya'nın işveren yanlısı Ekonomi Enstitüsü (IW) tarafından yapılan ve sonuçları Report Mainz tarafından özel olarak elde edilen bir anket bunu doğruluyor.
Ekonomist Matthias Diermeier, Report Mainz’e verdiği röportajda şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Siyasi uçlar, felaket senaryoları yazan ve çöküşü öngören politikalarla besleniyor. Bu, birçok konuda geçerli: Göç istilasına uğruyoruz. Alman ekonomisi bitmek üzere. Ve bu tür söylemler insanların kendilerini büyük endişeler içinde hissetmesine yol açıyor."
Aralık 2024’te yapılan IW anketine göre, AfD seçmenleri, göç konusunda diğer seçmenlere kıyasla çok daha fazla endişe duyuyor (%87,2’ye karşı %49,5). Aynı şekilde, genel ekonomik durumla ilgili olarak da ortalamadan daha fazla kaygılılar (%65,9’a karşı %46,3). Ancak, kendi kişisel ekonomik durumları konusunda AfD seçmenleri diğer seçmenlere kıyasla çok daha fazla endişe duymuyor (%39,75’e karşı %27,9).
Almanya’daki karanlık ruh hali
Uluslararası araştırmalar yapan Ipsos şirketi yıllardır küresel karşılaştırmalarla karamsarlık ve kaygıları analiz ediyor. "What worries the world?" ("Dünyayı ne endişelendiriyor?") adlı çalışmaları, Almanya’daki ruh halinin oldukça karamsar olduğunu gösteriyor.
Yaklaşık on yıl önce Almanların %70’inden fazlası ülkenin mevcut ekonomik durumundan memnunken, Aralık 2024 itibarıyla bu oran yalnızca %27’ye düştü – yeni bir negatif rekor.
Bu kötü atmosferin Alman ekonomisine daha büyük zarar verebileceği konusunda uyarıda bulunan Fratzscher şöyle diyor:
"Almanya’daki ekonomik durum bugün gerçekten zor, bunu inkâr edemeyiz. Ancak duygu durumu, gerçeklerden çok daha kötü. Ülkemizde rekor düzeyde istihdam var, başarılı şirketler var. Ancak bu karamsarlık içinde kalırsak, kendimize zarar veririz."
"Eğer şirketler yatırım yapmaz ve insanlar harcamazsa, talep azalır. Burada sorumluluk hem siyasete hem de topluma ve şirketlere düşüyor: Gerçekten yapıcı çözümler sunmalılar."