CDU Genel Başkanı Merz, partisinin Pazar günü hem Berlin’de hem de Mecklenburg-Vorpommern’de ciddi oy kayıpları yaşamasının ardından yaptığı açıklamada, “Burada sadece Berlin’de bir şeyi yasaklamaktan söz etmiyoruz” dedi.
Merz’e göre asıl amaç, uluslararası yatırımcılara açık bir mesaj vermek. Başbakan bu mesajı şöyle ifade etti: “Almanya’da özel mülkiyete el konulması söz konusu değildir.”
Junge Welt'in haberine göre, Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde Die Linke’nin başbakan adayı olan Elif Eralp ise konut şirketlerinin kamulaştırılması talebinin koalisyon görüşmelerinde ele alınmasını istiyor.
Eralp, 2021 yılında yapılan ve Berlinlilerin yaklaşık yüzde 58’inin konut şirketlerinin kamulaştırılması yönünde oy kullandığı referanduma dikkat çekerek, “Benim için çok açık: Bir hükümette konut şirketlerinin kamulaştırılması ve toplumsallaştırılması da gündeme gelmeli. Çünkü bunun için halk tarafından verilmiş açık bir demokratik görev var” dedi.
CDU/CSU ile SPD koalisyonu, Temmuz ayında özel şirketlere ait kiralık konutların eyalet yasaları yoluyla devletleştirilmesini engelleyecek federal bir yasa çıkarılması konusunda anlaşmıştı.
Konut şirketlerinin kamulaştırılması tartışmasının Almanya içinde ve dışında çok olumsuz etkiler yarattığını savunan Başbakan Merz, bu nedenle, böyle bir uygulamanın hukuken mümkün olmadığının bir yasayla açıkça ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Eyalet yaklaşık 240.000 konutun kontrolünü elde edecek
Kamulaştırma gerçekleşirse, tahminlere göre eyalet yaklaşık 240.000 ek konutun kontrolünü elde etmiş olacak. Böylece kamuya ait konutların toplam içindeki payı, %20‘den, %30’un üzerine çıkacak.
Şu anda bile, eyalete ait konut şirketlerinde kiracılar özel şirketlere kıyasla ortalama olarak belirgin şekilde daha düşük kira ödüyor. Die Linke’ye göre bu durum, kamulaştırma yoluyla elde edilecek konutlar için de geçerli olmalı.