Darbe girişiminden bir yıl sonra

|   Dünya

Türkiye başarısız darbe girişimini kutluyor. 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde telefonuyla birini aramak isteyenler zorunlu olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ses mesajını dinledi: „Cumhurbaşkanınız olarak 15 Temmuz demokrasi ve milli birlik gününüzü tebrik ediyor, şehitlerimize Allah‘tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum. „

Başarısız darbe girişiminden bu yana Türiye’de bir çok insanın yaşamı değişti. Hatta işten çıkarmalardan ve tutuklama dalgasından doğrudan etkilenmeyenler bile acı çekiyor.  İkiye bölünen toplumda korkunun ruh hali hakim.

Taksiler sabah ve akşam trafikteki tıkanıklıktan hareket edemiyor, insanlar işe veya alışverişe bazıları da tatile gidiyor. İlk bakışta başarısız darbe girişiminden bir yıl sonra insanların yaşamında bir değişiklik olduğu fark edilemiyor. Ancak insanlarla konuşulduğunda parlak görüntünün altındaki gölge gözden kaçmıyor.

Bir yolcu diyor ki: "Toplum bölündü. Bir tarafta Eroğan‘a tapanlar, diğer tarafta Erdoğan‘dan ve ona tapanlardan nefret edenler. Birbirine tahammül edemeyen ve nefret eden iki kamp. Aynı toplumda yanyana yaşayan ancak her an boğaz boğaza gelebilecek iki kamp”
Darbe girişiminden bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan demir yumruk yönetimiyle uluslararası ilişkilerde de ipleri koparmış gibi görülüyor. Bu böyle dile getirilse de iddiadan ibaret olduğunu da gözardı etmemek gerekiyor.

15 Temmuz‘u 16 Temmuz‘a bağlayan gece gerçekleşen darbe teşebbüsü sadece iki saat sürdü. Ancak 300 kişinin hayatını kaybettiği darbe girişiminden sonra Türkiye adeta tanınmaz hale geldi.

Devlet hizmetinde çalışan yaklaşık 130.000 insanın işine son verildi 50.000 insan tutuklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu fırsatı başkanlık sistemine geçiş için kullanarak kendi gücünü pekiştirdi.

İlan edilen olağanüstü hal ile korku iklimi oluşturuldu. Kahvehanelerde, taksilerde insanlar artık politika konuşmuyor. Düşüncelerini söylemek isteyenler ise iki defa düşündükten sonra konuşuyor.
 
Çekimserlik
23 yaşındaki Eliyas, hr-info’nun haberine göre otosansür ortamının havaya hakimiyetini şöyle anlatıyor: “Artık eskisi gibi serbest davranamıyoruz. Derste eleştirel olursak, keskin gerekçeler kullanırsak okulu bitiremeyeceğimizden korkuyoruz. Veya sınıfta kalabiliriz.”

Tunelde ışık görülmüyor
Doğan Ergün geleceği iyi görmeyenlerden: "Kendimden korkmasam da çocuklarımın geleceğinden korkuyorum.  Türkiye'de sorunlar artmaya devam edebilir, uzun vadede daha da kötüleşebilir. Korku büyük ve gerçek. İnsanlar ya göç etmeyi ya da mücadele ederek kazanmayı düşünüyor. “

Bazıları korkularını gizliyor. Haberlere bakmak veya gazete okumaktan uzak duruyor. Birçok genç insan Türkiye‘yi terketmek için çabalarken, yaşlılar ve kadınlar bir şeyi öğrendi: Pes etmemek.

Umudumuzu kaybetmedik
Yetişkin çocukları olan bir anne: "Umudumuzu hiç bir zaman kaybetmedik. Oncak onlar umutlarımızı kırmaya çalışıyorlar. Çocuklarımız Türkiye’nin geleceğini karanlık görüyor. Ancak biz onlara hala umut olduğunu göstermek istiyoruz.”

Bu umut adalet yürüyüşünden birazcık da olsa aldığı gıdayla yüzbinleri biraraya getirdi.

Geri

 

Card image cap
înfo Magazin
Daha fazlasi için

YouTube
Card image cap
Türk Sanat Müziği
Daha fazlasi için
Card image cap
Mesleğe Adım Adım
Daha fazlasi için
Card image cap
İstekler Programı
Daha fazlasi için
Card image cap
SALI SALI Hakan
Daha fazlasi için