Almanya’da sosyal demokratların ortağı olduğu koalisyon hükümetinin Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası‘nda (IFG) planladığı değişiklikler, kamuoyunda tartışma başlattı. Hükümet, yasayı “bürokrasiyi azaltma” gerekçesiyle yeniden düzenlemek isterken; gazeteciler, çevre ve insan hakları örgütleri, hukukçular ve muhalefet partileri bu girişimi bilgi özgürlüğüne yönelik ciddi bir saldırı olarak değerlendiriyor.
Koalisyonun hazırladığı metinde, IFG kapsamındaki bilgi taleplerinin gelecekte yalnızca “doğal kişilere” ve “haklı bir çıkarı bulunanlara” tanınması öngörülüyor. Düzenleme yalnızca bilgiye erişim hakkını daraltmakla kalmıyor, bunu ekonomik açıdan da zorlaştırıyor. Taslak yasaya göre gazetecilerin yanı sıra dernekler, vakıflar, sendikalar ve benzeri kuruluşların kamu kurumlarından bilgi talep etmesi önemli ölçüde zorlaşacak.
Planın ortaya çıkmasının ardından Campact’ın başlattığı “IFG’ye dokunmayın” çağrısı yarım milyondan fazla imza topladı. 126 örgüt ve dernek de hükümete açık mektup göndererek düzenlemenin “kamu denetimini, basın özgürlüğünü ve demokratik katılımı zayıflatacağını” vurguladı. Amnesty International, Transparency International, Foodwatch, Fridays for Future ve Alman Gazeteciler Birliği gibi kuruluşlar da uyarıda bulundu.
Siyasi cephede de eleştiriler yükseliyor. Yeşiller ve Sol Parti, düzenlemeyi “basın özgürlüğüne yönelik bir tehdit” olarak nitelendirirken; eski ve mevcut federal veri koruma görevlileri ise “koşulsuz bilgi erişimi ilkesinin tersine çevrildiğini” ifade ediyor.
2006’dan bu yana yürürlükte olan IFG, federal kurumların belgelerine koşulsuz erişim hakkı tanıyor. Bu yasa sayesinde NSU dosyaları, maskeler skandalı, milletvekillerinin yan gelirleri ve lobi temasları gibi birçok kritik bilgi kamuoyuna ulaşmıştı. Eleştirmenlere göre yeni düzenleme, bu tür kamu yararı taşıyan araştırmaları büyük ölçüde imkânsız hale getirecek.