Özellikle 2000’li yıllarda Agenda 2010 ile başlayan ve emek piyasasında köklü değişikliklere yol açan politikaların etkisi, partinin bugün yaşadığı güven kaybıyla birlikte yeniden tartışılıyor.
Yaklaşık 300 delegenin katıldığı kongrede Sören Bartol yüzde 76 oyla yeniden eyalet başkanı seçildi. Ancak sonuçlar, partinin tabanında tam bir güvenin oluşmadığını da ortaya koydu.
Geçmişin yükü: Sosyal politikalar hâlâ tartışma konusu
SPD, uzun yıllardır özellikle iş gücü piyasası reformları ve sosyal devletin daraltılması yönündeki adımları nedeniyle eleştiriliyor. Gerhard Schröder döneminde hayata geçirilen Agenda 2010, işsizlik yardımlarının kısıtlanması ve düşük ücretli çalışma biçimlerinin yaygınlaşmasıyla anılmıştı. Parti, bu politikalar nedeniyle emekçi kesimlerden uzaklaşmakla suçlanıyor.
Baunatal’daki kongrede doğrudan bu başlıklar tartışılmasa da, alınan düşük oy oranları ve delegelerin mesafeli tutumu, bu tarihsel yükün hâlâ hissedildiğini gösterdi.
Mansoori’ye destek, ama sınırlı güven
Ekonomi Bakanı Kaweh Mansoori, hakkında ortaya atılan iddialar sonrası görevden alma kararıyla gündemdeydi. Parti lideri Bartol, Mansoori’ye açık destek vererek “Bu bir saldırıdır” dedi. Mansoori ise “Suçlu değilim ama sorumluluk taşıyorum” diyerek savunma yaptı.
Ancak seçim sonuçları, bu desteğin sınırsız olmadığını ortaya koydu. Mansoori yüzde 62,7 oy alarak yeniden başkan yardımcısı seçildi; bu oran önceki kongreye göre daha da düştü.
SPD tarihinin en zayıf dönemlerinden birinde
Son anketlerde SPD’nin ülke genelinde yüzde 12 civarında görünmesi ve Hessen’deki yerel seçimlerde tarihinin en kötü sonucunu alması, partinin derin bir kriz içinde olduğunu gösteriyor. Parti yönetimi bu durumu “seçmenin SPD’nin neyi temsil ettiğini artık net görememesi” ile açıklıyor.
Ancak eleştirmenlere göre bu belirsizlik, sadece iletişim sorunu değil; geçmişte alınan ve özellikle emekçi kesimleri olumsuz etkileyen politikaların bir sonucu.
Yeni yön arayışı: Eğitim politikası
SPD, çıkış yolu olarak yeniden eğitim politikasına odaklanmayı planlıyor. Daha eşitlikçi bir okul sistemi, daha uzun ilkokul süresi ve dezavantajlı okullara daha fazla kaynak gibi öneriler öne çıkıyor.
Ancak parti içinde ve dışında birçok kişi için asıl soru şu:
SPD, Agenda 2010 gibi geçmişteki politikalarıyla yüzleşmeden yeniden güven kazanabilir mi?