Pehlevi, İran’da rejim değişimi için uluslararası baskının gerekli olduğunu savunurken, bazı askeri müdahaleleri “gerekli” olarak nitelendirdi. Bu açıklamalar, sivil kayıplara değinilmemesi ve verdiği yüksek can kaybı rakamları nedeniyle eleştirildi.
Ekonomik açıdan Pehlevi, olası bir geçiş sürecinde İran’ın küresel piyasalara yeniden entegre olmasını, yabancı yatırımın artırılmasını ve piyasa ekonomisinin güçlendirilmesini öngören bir model sundu. “Iran Prosperity Project” kapsamında özel mülkiyetin güçlendirilmesi ve büyük ekonomik yapıların yeniden düzenlenmesi hedefleniyor.
Alman hükümeti Pehlevi ile resmi temas kurmaktan kaçınırken, bazı siyasetçiler onu “tanınan bir muhalefet figürü” olarak değerlendiriyor. Bu durum, Batı’nın İran muhalefetine yaklaşımındaki görüş ayrılıklarını ortaya koyuyor.