Belçika Sığınma ve Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt, „uluslararası yükümlülüklere aykırı“ olmasına rağmen ülkedeki sığınmacı sayısını azaltmak için YouTube ve WhatsApp’ta kampanyalar başlattığını duyurdu.
Kampanyalar, Belçika’ya sığınma başvurusu yapmayı planlayanları, bu kararlarından vazgeçirmeyi amaçlıyor.
Yayınlarda Belçika’da sokaklarda uyuyan sığınmacılara dair görseller paylaşılırken sığınmacı kabul merkezlerinin dolu olduğu bilgisi yayılıyor.
Uluslararası göç politikası uzmanı ve Brüksel merkezli “Euromed Rights” isimli insan hakları kuruluşunun direktörü Sara Prestianni, yeni hükümetin “caydırma kampanyası”nın göçmenlerin gelişini engelleyemeyeceğini söyledi.
Prestianni, “İnsanlar ülkelerinde savaş, çatışma, izelnme, işkence ve hukuksuzluk gibi durumlar nedeniyle göç ediyor. Bu kadar çok insanın ülkelerinden kaçmasına, sosyal medyadan yapılan caydırma kampanyalarıyla çözüm bulunamaz ” dedi.
Prestianni, AB genelinde geri göndermelere odaklanma, bunun için üçüncü ülkelerde merkezler kurma, böylece göç sorununu dışsallaştırma, üye ülkelerin çoğunda sağlanan korumaların kısıtlanması gibi bir eğilim olduğunu söyledi.
Devrient, savunmasız durumdaki bazı kişilerin insan kaçakçılarının da eline düştüğünü anımsatarak “Kaçakçının kurbanıysanız, nereye gideceğinize karar veren siz değilsinizdir. Belçika ya da başka bir yer.” dedi.
Devrient, “Kabul etmeme, caydırma kampanyaları, aile birleşimi prosedürlerinin sertleştirilmesi, sosyal yardımlara erişimin zorlaştırılması… Bence bu, AB düzeyinde olanların bir tezahürü,” olduğunu söyledi.
Kronikleşen barınma krizi
Belçika’da sığınma başvurusu yapmak isteyenlere barınacak yer bulunmamasıyla ilgili kriz, yaklaşık 4 yıldır sürüyor. Mülteci kabul merkezlerinin kapasitelerinin dolması gerekçesiyle yaşları ve cinsiyetleri fark etmeksizin bu kişiler, sokaklarda yatmak zorunda bırakılıyor.
Belçika devleti, Brüksel mahkemelerinde kazanılan binlerce dava ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) çıkardığı çok sayıda ihtiyati tedbir kararına rağmen krizin çözümü için adım atmıyor. Bu da umudu hukuka bağlayanların bir defa daha düşünmesi gerektiğine işaret ediyor.