Almanya’da askeri personel sayısını artırmayı amaçlayan ve 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yeni “Wehrdienstmodernisierungsgesetz” (Askerlik Hizmetini Modernleştirme Yasası) tartışma yaratmaya devam ediyor. Friedenskooperative’nin bağlı olduğu derneğin yönetim kurulu üyesi Martin Singe, söz konusu yasanın özgürlük haklarını ihlal ettiğini ve Anayasa’ya aykırı olabileceğini söyledi.
Singe’ye göre, askerlik için veri toplanmasını öngören uygulama ve zorunlu yoklama, kişisel özgürlüklere doğrudan müdahale anlamına geliyor. Singe,“Anayasa'nın 19. maddesinde belirtilen temel hakların dayanağını belirtme zorunluluğu ihlal ediliyor. Temel hakları kısıtlayan her yasa, hangi hakları kısıtladığını açıkça belirtmek zorundadır. Yeni yasa bunu yapmıyor. Veri aktarımı, yoklama ve hatta gerekirse polis zoruyla götürülme özgürlük haklarının ihlalidir” dedi.
Bu gerekçeyle bir hukuk bürosunun Federal Cumhurbaşkanı’na başvurduğunu aktaran Singe, “Cumhurbaşkanı yasaları imzalamadan önce hukuka uygunluk denetimi yapmakla yükümlüdür. Ancak başvuruya herhangi bir yanıt gelmedi” diye konuştu. Singe, hukuki sürecin ancak gençler askerlik için kayıt formunu zorla doldurmaya zorlandığında ya da yoklamaya çağrıldığında başlayabileceğini, bu aşamada dava açma yolunun açılacağını belirtti.
Singe, askerlikten doğrudan etkilenen gençlerin siyasi tartışmalara yeterince dahil edilmediğini de vurguladı. “Gençler buna karşı, çünkü hayatlarını doğrudan etkiliyor. Böyle kararlar onların katılımı olmadan alınamaz. Askerlik ancak gönüllülük esasına dayanabilir. Devlet, savaş durumunda askerlerin hayatını riske atıyor. Kimse başkalarını öldürmeye ya da kendi hayatını feda etmeye zorlanamaz. Bu, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. Demokratik bir hukuk devletinde zorunlu askerlik olmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Savunma Bakanı Boris Pistorius’un hedeflerine de değinen Singe, 2025’te yalnızca 12.000 kişinin gönüllü başvurduğunu, 2026’da bu sayının 20.000’e çıkarılmasının planlandığını hatırlattı. Ordu mevcudunun 180 binden 260 bine yükseltilmesinin amaçlandığını belirterek, “Bunun başarısız olmasını umuyoruz” dedi.
Singe, Junge Welt ile yaptığı söyleşide, maddi teşviklerin vicdan özgürlüğünü zedelediğini savundu ve şöyle konuştu:
“Gençlere aylık 2.600 euro maaş ve ehliyet için 3.500 euro vaat ediliyor. Ekonomik olarak zor durumda yaşayan ailelerde bunun nasıl bir baskı yaratacağını düşünün. Oysa sivil gönüllü hizmetlerde yalnızca sembolik bir harçlık veriliyor. Bu adil değil.”
Bakan Pistorius’un askerliğin “çekici ve anlamlı” olacağı yönündeki açıklamalarına ise Singe sert tepki gösterdi:
“Silahla insanların birbirini öldürdüğü bir sistem nasıl anlamlı olabilir? Ordu (Bundeswehr) reklamları, savaşın gerçek yüzünü gizleyip arkadaşlık ve macera vaatleriyle gençleri yanıltıyor.”
Singe, askerlik için gönderilecek soru formlarını alan gençlere de açık bir çağrıda bulundu:
“Askerlik yapmak istemeyenler, ‘hazır olma’ sorusunda sıfırı işaretlemeli. Aynı anda derhal vicdani ret başvurusu yapmalılar. Çünkü olağanüstü hâl ilan edilirse başvurunun erteleyici etkisi kalmaz. Yani önce askere alınır, sonra başvuru değerlendirilir. Kim savaşmak istemiyorsa, bunu şimdiden reddetme hakkına sahiptir.”
Bu açıklamalar, Almanya’da zorunlu askerlik tartışmalarının önümüzdeki dönemde daha da sertleşeceğini gösteriyor.