25 yıl önce PISA sonuçları Almanya’da büyük bir şok yaratmıştı. Kendini “şairlerin ve düşünürlerin ülkesi” olarak tanımlayan Almanya, uluslararası eğitim karşılaştırmasında ancak orta sıralarda yer alabilmişti.
İlk şokun ardından sonuçlar bir süre düzelmişti. Ancak yaklaşık 2015’ten bu yana tablo tersine döndü. Öğrencilerin başarı düzeyi on yıldır sürekli geriliyor ve bugün tarihî bir dip seviyeye ulaşmış durumda.
PISA araştırması öğrencilerin okuma, matematik ve fen bilimlerindeki becerilerini ölçüyor. Ortaya çıkan sonuç ise özellikle temel beceriler açısından endişe verici.
Öğrencilerin yaklaşık yüzde 20’si en temel bilgi ve becerilere bile yeterince sahip değil.
Berlin’deki Kopernikus Lisesi’nde öğretmenler bu gerilemeyi sınıflarda da doğrudan gözlemliyor.
ZDF’de yer alan haberde bir Öğretmen:
“Çoğu derste neredeyse hiç motivasyon yok. Bir şeyler başarmak gerçekten çok zor. Özellikle ortaokul düzeyinde sınıflar çok kalabalık. Zor koşullardan gelen çok fazla öğrenci var.”
PISA araştırmasına göre sorun yalnızca öğrencilerin ders başarısıyla sınırlı değil.
Temel becerileri yeterince gelişmeyen gençler, kısa bir metinden basit bilgileri çıkarmakta, günlük yaşamda yüzde hesabı yapmakta ve bilimsel bilgileri kişisel görüşlerden ya da reklamlardan ayırmakta zorlanıyor.
Örneğin bir süpermarketteki indirimin gerçekten avantajlı olup olmadığını hesaplamak bile bazı öğrenciler için sorun haline geliyor. Bir başka önemli sorun ise eğitimde fırsat eşitsizliği.
Almanya’da gençlerin eğitim düzeyi, giderek daha fazla anne babalarının eğitim seviyesine ve gelir durumuna bağlı hale geliyor.
Bu da yıllardır dile getirilen “çalışırsan ve başarılı olursan sosyal olarak yükselebilirsin” vaadinin ne ölçüde gerçekleştiği sorusunu gündeme getiriyor.
Bakan Karin Prien:
“Burada şu sorunun tam merkezindeyiz: Ülkemizde sosyal yükselme vaadi hâlâ işliyor mu? Buna verilecek cevap şu: Şu anda işlemiyor. En azından olması gerektiği şekilde işlemiyor.”
Kopernikus Lisesi ise bu tabloya karşı kendi olanaklarıyla çözüm üretmeye çalışıyor.
Okul, müfredatta öngörülenden bir saat daha fazla matematik ve Almanca dersi veriyor. Ayrıca öğrenciler ve velilerle hedefli görüşmeler yapılıyor.
Amaç, öğrencilerin öğrenme ve başarı konusunda motivasyonunu artırmak ve her öğrenciyi bireysel olarak desteklemek.
Okuldaki öğretmenlerden biri bunu şöyle anlatıyor:
“Bu görüşmeler aracılığıyla öğrencilerin öğrenme ve başarı konusunda daha fazla istek göstermelerini sağlamaya çalışıyoruz. Böylece öğrenciyi gerçekten gördüğümüzü hissettirmek istiyoruz. Sadece bütün sınıfa bakmak değil, tek tek öğrenciyi de görmek önemli. Bence daha iyi sonuçlara ulaşabilmek için bu çok önemli.”
Ancak öğretmenlere göre bu sorunun çözümü kısa sürede mümkün değil.
Kopernikus Lisesi’nin ilk hedefi, önümüzdeki yıllarda öğrencilerin öğrenme sonuçlarındaki düşüşü durdurmak ve başarı düzeyini yeniden istikrara kavuşturmak.
PISA sonuçları ise Almanya’ya yalnızca öğrencilerin notlarının kötüleştiğini değil, eğitim sistemindeki daha derin ve yapısal sorunları gösteriyor.