Savcılık ve polis, Kunze’nin Christina Block’un kaçırıldığı belirtilen kızlarıyla yaptığı röportajın orijinal kayıtlarını almak üzere gazetenin binasına gitti. Kayıtlar mühürlenerek teslim edildi. Gazete ise karara itiraz etti. Röportajda konuşan Klara Block’un avukatı, müvekkilinin gazeteciyle güven içinde konuştuğunu düşündüğünü ve yaşananlardan sarsıldığını belirtti.
Baba Stephan Hensel’in avukatı kararı basın özgürlüğüne orantısız bir müdahale olarak nitelendirirken, avukat Joachim Nikolaus Steinhöfel bunu “yargı skandalı” olarak tanımladı.
Olay, başka ülkelerdeki basın özgürlüğünü eleştiren Alman siyasetçilerinin kendi ülkelerindeki uygulamaları da aynı ölçütlerle değerlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Başkalarını işaret parmağıyla eleştirenler, kendilerine dönen üç parmağı unutmamalı. Cicero, Radio Dreyeckland ve Der Spiegel çevresindeki farklı hukuki süreçler de Almanya’da basın özgürlüğü tartışmalarının yeni olmadığını gösteriyor.
Çünkü basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil, toplumun haber alma hakkının da güvencesidir.