Kararın gerekçesi olarak, bu kuruluşların ABD’nin çıkarlarıyla uyumlu olmadığı gösterildi.
Çekilme kararı, BM Nüfus Fonu ve iş, eğitim, cinsiyet eşitliği gibi alanlarda çalışan kuruluşları kapsıyor. Bu kuruluşların çoğu BM’ye bağlı.
Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele eden kuruluşlar hedefte. ABD, IPCC (Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Paneli) ve BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC)’nden çıkmayı planlıyor. Trump, daha önce Paris İklim Anlaşması’ndan çekilme kararını da açıklamıştı ve iklim değişikliğini bilimsel kanıtlara rağmen “aldatmaca” olarak nitelendirmişti. Bu adım, Trump yönetiminin iklim politikası çizgisini sürdürdüğünü gösteriyor.
ABD ayrıca, BM’ye bağlı olmayan kuruluşlardan da çekiliyor. Bunlar arasında Atlantik İşbirliği Ortaklığı, Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardımı Enstitüsü ve Küresel Terörle Mücadele Forumu bulunuyor. Başkanlık kararnamesine göre çekilme mümkün olan en kısa sürede gerçekleşecek; bu, kuruluşlara yapılan finansmanın durdurulması veya etkinliklerine katılımın sonlandırılması anlamına geliyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ilgili kuruluşların görev alanlarının “gereksiz”, yönetimlerinin “kötü” ve kaynaklarının israf edildiğini belirttiklerini söyledi. Ayrıca bu kurumların, ABD’nin çıkarlarına ters düşen aktörler tarafından yönlendirildiğini veya “ulusal egemenlik, özgürlükler ve genel refah için tehdit oluşturduğunu” vurguladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya göre, hükümet söz konusu kurumların gereksiz ve kötü yönetildiğini, çıkarlarının ABD’nin çıkarlarına ters düştüğünü veya ülkenin egemenliği, özgürlükleri ve genel refahı için bir tehdit oluşturduğunu tespit etti.
Trump yönetimi, daha önce Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNESCO gibi kuruluşlardan çekilmeyi duyurmuştu. ABD’nin bu kuruluşlara ödediği katkılar karşılığında yeterli fayda sağlamadığını belirten Trump yönetimi, bütçe tasarrufu sağlamak için çekilme adımlarını sürdürüyor. Ancak, kararnameye göre bu tasarrufun miktarı henüz açıklanmadı.